Microsoft'tan 25 GB'lık ücretsiz depo alanı



Daha önce Google'ın gmail aracılığıyla verdiği sanal harddisk'ten sonra şimdi de Microsoft sanal harddisk veriyor. Üstelik 25 gb. Her ne kadar Türkiye'deki İnternet hızlarıyla pek kullanışlı olmayacak olsa da kullanmak isteyenler için azımsanamayak bir alan sunuyor Microsoft.


Windows Live Skydrive adlı bu sanal diski kullanabilmek için Skydrive Explorer yazılımını bilgisayarınıza kurmanız gerekiyor.

Skydrive Explorer indirmek için tıklatın
Windows Live Skydrive giriş için tıklatın

İntikam Meleği


‘Bugüne kadar okuduğumuz serüven romanlarının en sürükleyicisi hiç kuşkusuz ‘İntikam Meleği’dir’. New York Times ‘Roman daha ilk satılarda sizi etkiliyor ve bir süre sonrada kitabı okuyup bitirmeden elinizden bırakamıyorsunuz. Minneapolis Tribune ‘Sidney Sheldon, usta bir anlatıcı, bir kelime sihirbazı, okurlarını kolayca büyüleyebiliyor. Kendine özgü stili ve ustalığıyla okulranı kendine bağlıyor. Fort Worth Star Telegram ‘Sheldon’un romanları her zaman birici sınıftır.’ New York Daily News ‘Sidney Sheldon’un son romanı onun en başarılı romanı, Sheldon’un gibi bir yazar için bu kadar söz yeterli sayılır.’ Dallas Morning News (Arka Kapak)
Tavsiye ederim güzel kitaptı.

Günün Fotoğrafı 2009.10.31


Büyütmek için üzerine tıklayın.

Laboratuvar Dersleri

Bugün 3. kez laboratuvar derslerine giriyorum ve artık emin oldum: Bu ders başıma bela olacak.
Fizik dersinden hiç bir şey anlamam yetmiyormuş gibi bir laboratuvar dersleri beni bu kadar zorlayınca moralim hayli bi' bozuldu. Her ders deney yapıyoruz hem kimya da hem de fizik te. Hadi bunu geçtik iki asistanın da çok zorlayıcı olması işi kötüleştiriyor. Bilgisayar çıktısı kabul etmeden ( üstelik güzel el yazısı bekliyorlar ) illa ki mükemmele yakın olması gereken raporlar istiyorlar 2 gün içerisinde. Eğitimin çarpıklığı burada bir kez daha kendisini gösteriyor. Lise ve öncesinde hiç laboratuvara sokmadığınız öğrenciyi üniversitede bir kereden sokarsanız sudan çıkmış balığa döner tabii ki.

İlginizi çekebilir:
Laboratuvar dersinin raporu nasıl hazırlanır?

Hakkımda

1990 yılının yaz aylarında Ramazan Ayı'nın Kadir Gecesi'nde ebemin şaplağı vurmasına gerek kalmadan ağlayarak doğmuşum ben. Pek ilgi çekici bir hayatım olmadı, bildiğiniz erkek çocuğu. Bahçede sürekli koşan, okulun ilk yıllarında okula tek başına gitmek isteyip izin verilmeyince kaçarak giden, okuldan döner dönmez ödevini yapıp bahçede arkadaşlarıyla futbol oynayan zayıf, çelimsiz ama arkadaşları arasında pek sevilen bir çocuktum. Haliyle arkanızı kollayan iri kıyım arkadaşlarınız olunca dayak yemiyorsunuz.

Derken ilkokul biter çocuk ortaokula sırf arkadaşı başka bir okula gittiği için onun okuluna transferle başlar, tabii yeni okul, yeni çevre, yeni arkadaşlıklar kurmak, ilk zamanlar zor olur. O yüzden okula pek gitmek istemedim sevmedim yani okulu, dolayısıyla ilkokulda okulun en başarılılarından biri olan ben ortaokulda biraz sönük kalsamda başarılı bitirip Anadolu Lisesi'ne yerleşiyorum. Benim zamanımda LGS ( Liseye Giriş Sınavı ) adı verilen şimdinin SBS'sine hiç bi' halt bilmeden girip genede kazanmak büyük başarıdır herhalde (burayı babam görmez inşallah). Sınavın ne olduğunu bilmeden girdiğimiz o zamanlar aslında hiçbir şeymiş. Asıl mesele lisede başlıyormuş meğer. Fakat liseyi anlatmayacağım hiç güzel geçmedi çünkü benim için bunda %30 pay benim ise %50 pay okuldadır. Geri kalan yüzdeleri ise en büyüğünü internette web site yapmak için sürekli bağlı kalmama vermekle birlikte, çevre ve şansa pay edin.

Şu an ne yaptığıma gelirsek, hala web site yapmakla ilgileniyorum ve hatta yapıyorum. Ayrıca Fen Bilgisi Öğretmenliği okuyorum üniversitede. Hayatımın bundan sonrasını büyük bir ihtimalle ( eğer takip ederseniz bu blogu ) beraber öğreneceğiz.

İlk defa bu kadar uzun bir edebi metin yazıyorum ( evet, okullardaki kompozisyon sınavları da dahil :/ ) o yüzden hatalarla karşılaşacaksınız, ben gördükçe düzelteceğim bu metini fakat şimdiden özürümü dileyeyim.Beni takip edin dostlar :)

Blog kardeşim bu!

2007'de kurdun blogu, ilk girdiyi de girdin hatta. Eee n'oldu sonra, kaldın öyle. Blog lan bu, her gün en az bir girdi girmen lazım. O zaman napıyorsun, bundan sonra elinden geldiğince güncel tutuyorsun blogu.

Tabii blog tutmanın da belli başlı raconu var.

  • Güzel yazacaksın
  • Güncel tutacaksın
  • İlk zamanlar çok edebi olmasa da edebi yazmalısın
  • Tasarım güzel olmalı, sayfadaki yazı göze gelmeli.
Kadirim bu senin yol haritan, ilk durağın... Diğer durakları kaçırma sakın. Kal sağlıcakla.

İnşallah bunu sen okumadın sevgili ziyaretçi :)